İki Trump

S-400’ler, ambargo, Huawei derken gündem çok sıcak bir süreç geçirdi ve geçirmeye devam ediyor. Yapılan açıklamalara göre S-400’ler 10 gün içinde geliyormuş. İyi hoş da biz bunları nereye koyacağız diye düşünürken şimdi de Kıbrıs olayı çıktı başımıza. Yavaş yavaş değerlendirelim gündemi…

Donald Trump bildiğimiz ABD başkanlarından farklı bir çizgi izleyerek Cumhuriyetçi Parti cephesinden aday olmuş ve seçimi kazanmıştı. Trump için bence en büyük ayırıcı özellik benim “Ecnebi samimiyeti” dediğim sahte yapmacık samimiyetten (Özellikle ABD ve İngiltere gibi büyük Anglo-Saxon ülkelerde çok vardır) belli bir oranda çıkmış olması.

Nedir bu Ecnebi samimiyeti peki ? Hemen söyleyeyim. Size sanki anneniz, babanız yada 40 yıllık arkadaşınız gibi tatlı sözlerle yaklaşır sonra işine gelmeyen tek bir hamle yaptığında sanki çocukluğunun kabusu gibi ortaya çıkar, maskesi düşer ve sana o zamana kadar gösterdiği havucu bir kenara atarak arkasından o büyük “cezalandırma” sopasını çıkarır. Sen ise kendini o tatlı sözlere, senin için büyük ama onlar için küçük olan yardımlara, vaatlerine öyle güvenmişsindir ki sopayı gördüğünde artık iş işten çoktaaan geçmiştir.

Bu taktik, Uluslararası İlişkilerde müthiş bir taktiktir. Müthiş bir algı yönetimidir. Müthiş bir sivil darbedir. Müthiş bir “dominion” oluşturma stratejisidir. Saymakla bitmez uygulayan kişiye faydaları…Uygulanan kişiye ise zararlarını anlatmaya kelimeler kifayetsiz. Bu hatanın dönüşü çoğu zaman “kan” ile olmuştur. Hatta bazen kan akıtılıp dönülemediği de olmuştur.

Anlayacağınız devlet yönetme geleneği olan deneyimli milletler, tarihinde medeniyet ve kan, savaş ve barış olan, teknoloji ve sanat olan, darbe ve seçim olan, iç savaş ve dış tehlike olan, siyasi entrika ve halk ayaklanması olan ……… olan ülkeler (Almanya, Fransa, İngiltere,Türkiye, Rusya, Çin gibi ) bu tuzağa düşmezler. Tarih boyunca neredeyse tüm İngiliz sömürgeleri ve Arap Ülkelerinin çoğu bu tuza düşmüştür. Tıpkı geçmişte Libya’nın bu gün ise Suudlar’ın düştüğü gibi… Ancak Türklere bu taktik pek fazla işlemez. 3000 yıllık bir devlet yönetme geleneği var. Her türlü siyasi krizi diplomatik yalanı tatmış geçirmiş bir ülkeyiz. Keşke komşularımız akıl almak için 300 yaşında bile olmayan ABD yerine 3000 Yıllık Türklere başvursa….

Şimdi şöyle ki Trump’ta bu var. Ancak diğerlerine göre biraz daha az. Trump açık ve netti. “Şunu yap/yapma yoksa senin için pek iyi olmaz.” tarzında cümleleri ile alışılagelmişten farklı bir yol çizmişti kendisine.

Amaaa…. Gel gör ki ABD başkanının son günlerde bu çizgisinden farklı bir yol izlediğini görüyoruz. Yani tam “Ecnebi Samimiyeti” çizgisine döndü.

Varan 1- Huawei konusunda çok sağlam bir geri adım attı. Hatta o kadar ciddi konuşmuştu ki bırak geri adım atmak resmen tırmandığı yokuştan aşağıya doğru yuvarlandı.

Varan 2- Türkiye’ye S-400 konusunda tabiri caizse “Aldırmam Allah aldırmammm!!!” modunda takılan Trump bir anda “Ya aslında Türkiye S-400 alabilir (çocuğuna izin veriyor sanki) çünkü bizim yüzümüzden aldılar. Obama zamanında Patriot istediler fakat Obama iktidarı vermedi. Onlarda gittiler başkasından aldılar. Kardeşim ben size adil davranıldığını düşünüyorum. Size yaptırım filan da uygulamıyoruz yani ben bütün laflarımı yutuyorum şuan.” andıran bir açıklamada bulundu. Hatta yetmezmiş gibi neredeyse kaybettiği “Stratejik ortağını” kazanmak için “EVET! son dakika: Trump Türkiyeyi seviyor.” demez mi ?… Bu “Ecnebi samimiyetinde” tarih yazmış İngilizlerin bir numaralı taktiğidir. Önce sömürge yapmak istedikleri yeri aç bırakırlar susuz bırakırlar yönetime düşman ederler daha sonra ne olur ??? İngilizlerden bir yardım tufanı bir sevgi pıtırcıklığı aman aman gör… peki bu halka söylenen anahtar cümle ne olurdu ? “Kraliçe sizi seviyor!” . Bilmem bağlantıyı kurdunuz mu ? Hani ambargo yapmıyorum istediğinizi alın falan ….

Varan 3- Her yerde dobra ve agresif bir tavır takınan Trump’ın bir anda “Ecnebi samimiyetine” dönerek. Amerika sizi seviyor Amerika tüm dünyayı seviyor. İnsan hayretler içine düşüyor doğrusu.

Peki ne bunun sebebi ? Gayet basit. ABD Başlanlık seçimlerine bir buçuk yıl kadar bir süre kalması. İyi hoş izliyoruz Trump her tarafa saldırıyor, öyle yapmayacaksın, bunu yapamazsın, benim istediğimi yapacaksın şeklinde konuşuyordu hatta kimisinden neticede alıyordu. Ama hem Çin, hem Rusya, hem Türkiye hem Avrupa ile ters düşünce işler pek umduğu gibi gitmedi. Kendisi de zarar etti ceza niyetine mahkum ettiği yaptırımlardan. Batı halkı bizim gibi de değil. Ufacık bir kıvılcımda “Haydi SAVAŞAAA!!!” diye bağırmıyorlar. Tam tersine “Aman Ali Rıza Bey tadımız kaçmasın” tarzında bir hava takınıyor. Yani bana sorarsanız Trump işin kendisi için pek iyi gitmediğini fark etti ve Şimdiden kamuoyunda yeni bir imaj yaratmaya yahut eski imajını unutturmaya çalışıyor. Yeni bir imaj yeni bir “Grand Strategy” yaratarak önümüzdeki bir yılda halkın takdirini kazanıp arkasındaki 3 yılı unutturmaya çalışacak. Nereden mi çıkardım bunu ? Çünkü yukarıda da dediğim gibi S-400 meselesi için karşısındaki tek güçlü rakibi Demokrat Parti’yi (Obama) suçluyor. Hatta bunu son zamanlarda çok sık yapmaya başladı.

Hee, bize burda ne düşer ? Ne koparabiliyorsak, ne taviz alabiliyorsak bu noktada elimizden geleni yapmamız lazım…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

İngiltere'nin aşırı sağcı Brexit Partisi'nin parlamenterleri Avrupa Birliği marşı okunurken parlamentoya sırtını döndü

Çar Tem 3 , 2019
Avrupa Parlamentosu’nda yeni yasama döneminin açılış töreninde 29 parlamenter AB marşı okunduğu sırada kürsüye sırtını döndü.  The Guardian’ın aktardığına göre Avrupa Birliği karşıtı Brexit Partisi’nin üyesi olan 29 parlamenter, protestoyu Avrupa Birliği’nin marşı olarak kabul edilen Beethoven’ın ‘Ode to Joy’ çalınırken gerçekleştirdi.  Avrupa Parlamentosu Başkanı Antonio Tajani marş sırasında kürsüye […]

Görmek İsteyebilirsin

Etiketler