Kılıçdaroğlu’ndan Merkez Bankası kararına eleştiri.

Partisinin grup toplantısında konuşan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu. Merkez Bankası Başkanı’nın görevden alınmasını eleştirdi.

“Sorumlu Merkez Bankası Başkanı değildir. Bu ülkenin kalkınma planı yoktu, daha dün geldi. Söylediğin hedeflerin hiçbiri tutmadı. Elektriğe, suya, yağa, ete, süte zammı Merkez Bankası Başkanı mı yaptı?” ifadelerini kullandı.

ODTÜ’de yaşanan olaylar için :

” Bir ülkeyi büyüten, bir ülkeye saygınlık kazandıran kurumların başında üniversiteler gelir. Bütün İslam dünyasındaki üniversite sayısı ABD’deki üniversite sayısından daha az. Üniversite kurmak bir toplumu aydınlık geleceğe taşımak demektir. Daha sağlıklı düşünen ve hayatı sorgulayan insanlar yetiştirmek demektir. ODTÜ de bizim gözbebeğimiz üniversitelerden birisi. Hepimiz gençliğimizi yaşadık. Onlara hoşgörülü yaklaşmak lazım. Anlamak lazım. Onların söylemlerine kulak kabartmamız lazım. Çocuklar, yurt istiyorlar. Ama ‘Buraya 1500 kişilik yurt yapacağız, dışarıdan adam getireceğiz’ diyorlar. ‘Ağaçları keseceğiz’ diyorlar. Gençler de buna itiraz ediyor. Biber gazı, coplar doğru değil. Bunlar geleceğimiz; yarının mimarı, mühendisi, akademisyeni olacak. Olay büyüyünce Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, rektöre telefon açıyor, ‘Ben size yurt yapacağım, ODTÜ’ye bağışlayacağım’ diyor. Çankaya Belediye Başkanımız gidiyor, kaçak yapı. Buradan Sayın Rektör’e sesleniyorum; öğrencilerinizi dinleyiniz. Öğrencilerini nitelikli öğrencilerdir. Benden ve senden daha iyi dünyayı sorgulayan çocuklarımızdır. Onlar bizim evlatlarımız. Onlar bizi geçecek. Mansur Başkan’ın sesine kulak verin, öğrenciler nereye yurt istiyorsa, öğrencilerin tüm ihtiyaçlarını karşılayan yurdu size verecek. Öğrencilerin burnu kanamasın istiyoruz. Biz kavgadan yana değiliz, kinden, öfkeden yana değiliz. Evlatlarımız bizim evlatlarımız. Üniversiteler bilgi üreten kurumlardır, şiddet olmaz. Tartışma olur; bilgilerini, dünya görüşlerini paylaşırlar. Gençler heyecanlıdır, daha çabuk tepki verirler. Gençlere saygılı olmak, taleplerini dikkate almak ve onlara anlatmak gerekiyor. Gördüğümüz tabloda bir yanlışlık var. ”

Diyen Kılıçdaroğlu, SETA raporu için ise şunları dedi:

” 21’inci yüzyılın en etkin güçlerinden birisi de medyadır. Ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri de medyadan izleriz. Doğru bilgiye ulaşmak, doğru haberi yakalamak bizim sağlıklı yorum yapmamızı sağlar. Eleştiririz veya överiz. Haber dediğimiz olayın medya aracılığıyla objektif olarak yansıtılması lazım. Demokrasinin dördüncü gücü olarak da medyadır. Ama medyayla ilgili rapor yazacak olan STK’ların da medyanın bu gerçeğini bilerek yola çıkması gerekir. SETA diye bir kurum var, bir rapor yayınladı. Bu rapor medya tarihimizin yüz karası raporlarından birisidir. Siz gazeteciyi fişlerseniz, gazeteciyi ötekileştirirseniz doğru haberi kimden alırsınız? SETA dediğimiz kuruluş iktidardan beslenen biri kuruluştur. Gazeteciler Sendikası bu raporla ilgili suç duyurusunda bulundu. Medyanın yüzde 95’i kontrol altında diye. Gazeteci halkın gözü, kulağı ve sesidir. Şimdi medyanın yüzde 95’ini kontrol altına aldılar, SETA aracılığıyla gazetelerinden atılanları da suçlar noktaya geldiler. Böyle bir rapora ihtiyaç var mıydı? Bu SETA’nın araştıracağı başka bir şey yok muydu? Mutfaklarda yangın var. İnsanlar evine et alamaz duruma geldi. Bebeğine mama yediremeyen binlerce aile var. Bu sorunları niye araştırmıyorsun? Türkiye’nin dış politikası paramparça, niye araştırma yapmıyorsun? Bu gazetecilerin çok çalışkan ve yetkin gazeteciler. Bu gazeteciler kendi gazetelerinde niye çalışamadılar? Bunları araştırmadılar. SETA dediğimiz kuruluş bir düşünce kuruluşu değildir. “

Kılıçdaroğlu’nun bir diğer satırbaşı ise ekonomiydi:

” 21’inci yüzyılın en etkin güçlerinden birisi de medyadır. Ülkemizdeki ve dünyadaki gelişmeleri de medyadan izleriz. Doğru bilgiye ulaşmak, doğru haberi yakalamak bizim sağlıklı yorum yapmamızı sağlar. Eleştiririz veya överiz. Haber dediğimiz olayın medya aracılığıyla objektif olarak yansıtılması lazım. Demokrasinin dördüncü gücü olarak da medyadır. Ama medyayla ilgili rapor yazacak olan STK’ların da medyanın bu gerçeğini bilerek yola çıkması gerekir. SETA diye bir kurum var, bir rapor yayınladı. Bu rapor medya tarihimizin yüz karası raporlarından birisidir. Siz gazeteciyi fişlerseniz, gazeteciyi ötekileştirirseniz doğru haberi kimden alırsınız? SETA dediğimiz kuruluş iktidardan beslenen biri kuruluştur. Gazeteciler Sendikası bu raporla ilgili suç duyurusunda bulundu. Medyanın yüzde 95’i kontrol altında diye. Gazeteci halkın gözü, kulağı ve sesidir. Şimdi medyanın yüzde 95’ini kontrol altına aldılar, SETA aracılığıyla gazetelerinden atılanları da suçlar noktaya geldiler. Böyle bir rapora ihtiyaç var mıydı? Bu SETA’nın araştıracağı başka bir şey yok muydu? Mutfaklarda yangın var. İnsanlar evine et alamaz duruma geldi. Bebeğine mama yediremeyen binlerce aile var. Bu sorunları niye araştırmıyorsun? Türkiye’nin dış politikası paramparça, niye araştırma yapmıyorsun? Bu gazetecilerin çok çalışkan ve yetkin gazeteciler. Bu gazeteciler kendi gazetelerinde niye çalışamadılar? Bunları araştırmadılar. SETA dediğimiz kuruluş bir düşünce kuruluşu değildir. “

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Next Post

İmamoğlu:23 Haziran öncesinde İBB'de kullanılan araçların markalarının değiştirilmiş.

Çar Tem 10 , 2019
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Best FM’de canlı yayın konuğu oldu. İmamoğlu, belediyeye ait araçlarla ilgili önemli açıklamalarda bulundu ve araçların markalarının bir alt modelleriyle 23 Haziran öncesinde değiştirildiğini belirtti. Konuyla ilgili İmamoğlu, “Biz geldikten sonra belediyedeki araçların markası değiştirilmiş. Sözüm ona bir alt marka alınmış” ifadelerini kullandı. AK Parti döneminde […]

Etiketler